GÜMÜŞ SUYUNUN İYİSİ & KÖTÜSÜ

GÜMÜŞ SUYUNUN İYİSİ & KÖTÜSÜ

GÜMÜŞ SUYUNUN İYİSİ VE KÖTÜSÜ

 

Gümüş Suyunun sayısız bakteri, virüs ve mantara karşı öldürücü etkisi olduğunu birçok kaynaktan okuyor, birçok kişiden dinliyoruz. Fakat ihtiyacımız olduğunda Gümüş Suyu seçiminde kime veya hangi ürüne güvenmemiz gerektiği konusunda tereddütler yaşıyoruz. Gümüş Suyu vücuttan nasıl atılır? Gümüş suyu cildi maviye çevirir mi? Cam şişe mi Pet şişe mi? PPM değerleri gerçek mi? Gümüş Suyu hangi renk olmalı? Buzdolabına mı koymalı? vs. vs. vs.

Tam da bunun üzerine bilgisiz, ya da işin ehli gibi görünen fakat bilimsel yetkinliğe sahip olmayan kişilerin yarattığı bilgi kirliliğine maruz kalıyoruz. Bu yazımızda Şifa arayanların Gümüş Suyu tercih ederken nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatıyoruz.

Öncelikle Gümüş Suyu üretiminde kullanılacak “SU” nasıl olmalıdır konusuna açıklık getirelim. Gümüş bileşik oluşturma konusunda yüksek eğilime sahiptir. Bu sebeple üretimde kullanılması gereken su içerisinde sadece H2O yani su molekülü bulunmalıdır.  Çeşme sularında veya satın aldığımız Hazır Pet şişe suların içeriğinde çok çeşitli mineraller bulunur. Hazır suların etiketlerine baktığınızda  “sodyum, magnezyum, florür, bikarbonat” vesair minerallerin bulunduğunu görürsünüz. Bu minerallerin Gümüş ile etkileşime girmemesi için su içerisinden tamamen ayrıştırılması gerekir. Bu işlem neticesinde su %99.99 saflığa erişir.

İnsan vücudunda herhangi bir gıdanın veya maddenin birikime sebep olmadan, vücuttan atılması için söz konusu maddenin hücre zarından geçebilecek, vücudun ilgili hücreleri tarafından işlenebilecek ebatlara sahip olması gerekir. Örneğin; pirinç pilavıyla birlikte ufak bir taş yutmuş olsanız vücudunuz bunu sindirim sisteminde tahliye etmekte zorlanmayacaktır. Fakat yumurta büyüklüğünde bir taşı yuttuğunuzu düşünün. Sizce bağırsaklarınızın tıkanmama ihtimali var mı?

            Bakteri, virüs veya mantar kaynaklı enfeksiyonları sonlandırmak amacı ile kullanacağınız Gümüş Suyunun vücutta işlenebilmesi,  söz konusu patojenlere etki edebilmesi için onların ebatlarından çok daha küçük olmalıdır. Bunun için de en uygun ebat “nano” boyutlar olmalıdır. Yani Nano Kolloidal Gümüş Suyu tercih edilmelidir.

 

Peki Nano Boyutlu Olması Yeterli mi?

Gümüş iyonunun patojen hücresine etki mekanizmasında temel faktör pozitif yüke sahip olmasıdır. Eğer gümüş suyu pozitif elektrik yüküne sahip değilse, bakteri hücresine bağlanma veya virüs DNA’sına eklenme eğilimi göstermez. Patojenleri etkisiz hale getiremediği için fayda göstermez.  

Diğer yandan çeşitli internet sayfalarında Gümüş Sularının renginin nasıl olması gerektiği konusunda çok çeşitli ifadelerle karşılaşıyoruz. Hangi rengin daha iyi olduğunu, diğerlerinin sahte olduğu vs. vs. vs.

Gerçek şu ki; Gümüş Suyu 5 nanometreden daha küçük çapta iyonlar içeriyor ise Gümüş Suyunun rengi şeffaf ve berraktır. İyon çapı 5 nanometreden büyüdükçe ve konsantrasyon arttıkça Gümüş Suyunun rengi çok açık sarıdan koyu kahverengine kadar çeşitlilik gösterir. Daha küçük partikül daha etkilidir dolayısı ile daha açık renkli ürün daha iyi ürün demektir.

 

Cam şişe mi? Pet Şişe mi?

Bir diğer merak edilen husus Gümüş Suyunun ambalajlanma hususu. Cam şişe mi? Pet şişe mi? Ambalaj tercihinde göz önünde bulundurulacak en önemli husus, ürünün üretimden tüketimine kadar mahiyetinin muhafaza edilmesi, ürün bitene kadar içeriğinin değişmeden korunmasıdır.

Cam şişe Gümüş Suyu için en iyi seçenek değildir! Neden?

Cam şişeler,  “silisyum oksit veya kuartz üzerine kalsiyum karbonat veya sodyum karbonat” karıştırılarak üretilmektedir. Kolloidal Gümüş Suyu ortalama PH 7 değerine sahiptir. Cam şişe üretiminde kullanılan mineraller, zamanla %99.99 saflığa sahip su içinde çözünmeye başlar. Bu noktada en doğru ambalajlama şekli BPA içermeyen, gıda ile teması uygun, tıbbî amaçlı üretilen ve ışık geçirmeyen koyu renkli pet şişelerdir.

(Bakınız ilgili akademik makale: Camın PH 7 değere sahip sulardaki çözünme oranı, Gunarhna Perera, Robert H. Doremus, William Lanford)

 

PET şişe gümüş suyunun mahiyetini bozmaz mı? Bozmaz!

Bu durumu basit bir örnekle açıklayalım: Piyasada herkesin tükettiği, tüketmese de bildiği gazlı meşrubatların, ortalama PH değeri 3,4 tür. Yani yüksek asiditeye sahiptir. Örneğin kireci eritebilir. Bu halde iken muhafazası yani ambalajı gıda ile teması uygun PET şişe ile yapılmaktadır. Bu durum Gümüş Suyu için nasıldır? Gerçek gümüş suyunun Daha önce bahsettiğimiz gibi sadece H2O yani su molekülü ve gümüş iyonları içeren bir ürünün sahip olması gereken PH 7 ve üzeridir. Yani alkali değerlere sahip olması gerekir. Dolayısı ile alkali ürünlerin PET ambalaj içerisinde mahiyetini bozucu bir durum söz konusu olmaz.