Merdiven Altı Gümüş Suları Tehlike Saçıyor!

Merdiven Altı Gümüş Suları Tehlike Saçıyor!

Laboratuvar ortamında üretilmeyen Gümüş Suları neden tehlikelidir?

Son dönemlerde sosyal medya vasıtası ile viral hale gelen Gümüş Suyunun Mucizevi Faydaları, bazı fırsatçı kişilerce istismar edilmekte, fırsattan istifade bireyleri kendi gümüş sularını üretmeye veya merdiven altı ürettikleri hayatî tehlike taşıyan gümüş sularını kullanmaya teşvik etmekteler.   Bloğumuzda detaylı olarak Gümüş Suyu kullanımında dikkat edilmesi gereken hususları açıklamaktayız. Şimdi merdiven altı üretilen fakat alıcısına “evde doğal üretim” adı altında pazarlanan ürünlerin gerçek yüzünü sizinle paylaşacağız.

Teknik olarak basit kimya bilgisi ile yapılabilen elektroliz işlemidir. Bir bardak su içersine konulan, birisi pozitif diğeri negatif yüklü 2 elektrot arasında elektrik akımı geçtiğinde, elektrotların birinden kopan iyonlar diğer elektroda doğru yüzmeye başlarlar ve tutunurlar. Eğer iki elektrot da aynı materyalden imal edilmiş ise, bir elektrottan kopan iyon diğer elektrota  gitmek yerine su içerisinde serbest halde kalacaktır.

Peki kulağa bu kadar basit gelen Gümüş Suyu üretiminde tehlike ne zaman ortaya çıkar?

  1. Kolloidal Gümüş Suyu %99.999 saflıkta gümüşten üretilmelidir. Merdiven altı üretimlerin merdiven altı olmasının temelinde düşük maliyet=düşük kalite ve ürünün hijyen ve üretim standartlarını sağlamaması (yani üretim izninin olmaması) gibi sebepler bulunur. Bu tarz üretimlerde ’SAF GÜMÜŞ’ kullanıldığından emin olamazsınız. Ki saf olmayan gümüş kullanılan ürünlerde ilk kullanımda fark edemeyeceğiniz fakat nükseden rahatsızlıklar esnasında belirli bir süre kullanımınızdan sonra vücuttan atılamayan toksik/zehirli maddeler neticesinde hayati tehlikeye varabilen yan etkilere maruz kalabilirsiniz.

 

  1. Kolloidal Gümüş Suyu Sadece ’DEİYONİZE SAF SU’   ile üretilmelidir. İyon haldeki gümüş diğer elementlerin iyonlarına bağlanma konusunda yüksek eğilime sahiptir. Çeşme sularında ve marketlerden satın aldığımız suların içerisinde çözünmüş halde çinko, selenyum, klorür, sodyum, sülfür, lityum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, manganez, bor, demir, potasyum gibi mineral ve madenî elementler bulunur.  Solüsyon üretiminde kullanılan su, şayet içerisinde bu tarz maddeleri barındırıyor ise gümüş iyonları ile etkileşime geçerek yeni bir gümüş bileşiği oluşturabilir. Oluşan bu yeni bileşik vücutta toksik/zehirli etki yaratabilir. Bundan dolayıdır ki Gümüş Suyu hazırlanırken her türlü maddeden arıtılmış, iyonları alınmış ’DEİYONİZE SAF SU’ kullanılır.  Yani içerisinde H20 su molekülü haricinde hiçbir molekül bulunmayan su kullanılır. Merdiven altı üretim yapanlar sizce ’DEİYONİZE SAF SU’ kullanır mı?

 

  1. ’DEİYONİZE SAF SU’ çok düşük elektrik iletkenliğine, çeşme suyu ise ’DEİYONİZE SAF SU’ ya nazaran bir miktar daha fazla olsa da elektroliz işlemi için yine düşük iletkenliğe sahiptir. Yani yukarıda bahsettiğimiz elektroliz işlemi normal şartlar altında saatler boyu süren bir işlem olacaktır. Sınırlı üretim kitine/kapasitesine sahip ‘merdiven altı işletmeler’ daha fazla ürün piyasaya sürebilmek için üretim hızını yani elektroliz işleminin hızını artırmak için suya (yemeklik tuz NaCL yani sodyum klorür) eklemekteler. Daha da vahimi bu durumu müşterilerine daha kaliteli ürün çıkardıklarını iddia ederek sunmaktalar. Sorun şu ki;  ‘TUZ’ eklenen çözeltinin elektrolizi neticesinde “Kolloidal Gümüş Suyu” üretilmez! Su içerisinde AgCl2 bileşiği yani Gümüş Klorür oluşur. Gümüş Klorür zehirli bir maddedir. Fakat aynı zamanda antibiyotik etki yapar. Müşteri başlarda farkı anlayamaz hatta enfeksiyonu geçirdiği için memnun kalarak tekrar sipariş de verebilir.. Fakat zaman içerisinde hücrelerde biriken zehirli metal molekülleri (AgCl2) böbrek iflasına, cildin gri-mavi renk aldığı arjiri (bkz: mavi adam) hastalığına sebep olabilir.  Gerçek “Kolloidal Gümüş Suyu” içerisinde sadece Ag+ iyonları bulunur. Nano boyuttaki bu iyonlar metabolizma içerisinde patojenleri etkisiz hale getirme görevlerini bitirmelerini müteakip vücuttan ter, idrar ve dışkı yolu ile atılır. Bkz: Bakterinin ‘kolloidal gümüş suyu neticesinde nasıl öldüğü!

 

  1. Güvenli Doz! “Kolloidal Gümüş Suyu” içerisinde çözünmüş olan Gümüş partikül miktarı olan “ppm”  değeri ile sınıflandırılır. PPM particule per million, yani -milyon birimdeki partikül- sayısı demektir. Gümüş suyu için bu değer 1 litre hacim başına düşen gümüşü MİLİGRAM cinsinden ifade eder. Ör: 40ppm lik solüsyonda 40 mg gümüş bulunur. Profesyonel laboratuarlarda üretilen gümüş suyu teknolojik cihazlarla bilimsel ölçümlere tabi tutulur. Merdiven altı işletmeler bu ölçümü TDS metre adı verilen piyasada 10TL gibi komik rakamlara satılan basit cihazlarla yaparlar. Ya da hiç yapmazlar. Profesyonel işletmeler bu ölçümü hassas cihazlar ile yapar. Diğer yandan kişinin günlük kullanması gereken gümüş suyu miktarı; hastanın yaş grubu, kilosu, rahatsızlığının türü ve mevcut diğer rahatsızlıklarına göre farklılık gösterir! Hastaya uygun dozu hesaplamadan rastgele tüketim tavsiyesi verirler.  Aşırı doz gümüş başlarda belirti göstermeksizin, kullanımına bağlı olarak ilerdeki dönemlerde sizi diyalize mahkum edebilir.

 

Avucunuzdaki şifadan mahrum olmayın!

Buradan özetle doğru kullanımla şifa kaynağı olan “Kolloidal Gümüş Suyu” nuzu Sağlık Bakanlığı onaylı, profesyonel ve hijyenik firmaların ürettiği markalardan olmasına özen göstermeniz  sağlığınız için en doğru tercih olacaktır. Sağlık kazanmak isterken, sağlığınızdan olmayın!