Süper Antibiyotiğin Yeniden Keşfi

Süper Antibiyotiğin Yeniden Keşfi

Süper Antibiyotiğin Yeniden Keşfi

Kolloidal gümüş kuvvetli ve doğal bir antibiyotik ve enfeksiyonlara karşı etkili bir koruyucudur.

 

Bir katalizör olarak, tek hücreli bakterilerin, virüslerin ve mantarların oksijen metabolizmaları için ihtiyaç duydukları enzimi çalışmaz hale getirir.

Vücut kimyasına ve enzimlerine hiç bir zarar dokunmadan mikro organizmalar yok edilmiş olur.

 

Kolloidal gümüş 1940 lara kadar dünyada oldukça yaygın bir şekilde antibiyotik olarak kullanılıyordu. Fakat sentetik antibiyotkilerin daha ucuza üretilebilmesi ve kâr marjının daha yüksek olması nedeniyle, gümüş unutulmaya ve unutturulmaya başladı. Günümüze gelene kadar pek çok insan gümüşün bu özelliklerinden haberdar bile değildi.

 

Sentetik antibiyotiklerin bakterilere karşı başarısız olması, bakterilerin sentetik antibiyotiklere karşı direnç geliştirmeleri ve sentetik antibiyotiklerin yan etkilerinin neredeyse faydalarından daha fazla olması neticesinde alternatif antibiyotik arayışları başladığında 1940 lardan sonra adeta unutturulmaya çalışılan kolloidal gümüş tekrar hatırlandı. Bugün Amerika’da aleyhinde sürdürülen anti kampanyalara rağmen doğal bir antibiyotik olarak oldukça revaçta olan bir ürün.

 

Gümüşün antibiyotik özellikleri aslında çok eskiden beri biliniyor. İnsanların gümüşü günlük hayatlarında, mutfak gereçleri, süs eşyası, saklama kabı olarak kullandıklarını biliyoruz.

 

İngiltere’de ağzında gümüş kaşıkla doğmak diye bir deyim vardır. Bu deyim şanslı insanlar için kullanılır. Eskiden zenginler yeni doğan çocuklarına emmesi için gümüş kaşık verirlerdi. Böylece çocuk hastalıklara karşı korunmuş oluyordu.

 

Avrupa’da Veba salgınında kıtanın neredeyse 3 de 1 i ölmüştü. Ama çingenelere hiç bir şey olmamıştı. Çünkü çingeneler gümüş ve kalay konusunda uzmandılar. Gümüşü damar yoluyla vücuda zerk ediyorlardı. Avrupa vebadan kasıp kavruluken onlara bir şey olmamıştı.

 

Bugün gümüş anti mikrobiyal özellikleriyle yeniden meşhur oldu. Gümüş ipliğinden üretilen tekstil ürünleri bütün dünyada hızla yayılıyor. Gümüş ipliğinden üretilen çoraplar, tişörtler, şapkalar, başörtüleri, montlar pazarlarda yerini alıyor. Yakında dünya ordularının askeri kıyafetleri gümüş ipliğinden üretilebilir.

 

Gümüş aynı zamanda iyi bir manyetik alan önleyicidir. Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının neden olduğu elektro manyetik alanların zararlarından korunmak için de gümüş ipliğinden üretilen giysiler tercih ediliyor. Yakında perdelerimiz gümüş ipliğinden olabilir.

 

Kolloidal gümüş insan ve hayvan sağlığından başka alanlarda da kendine yer buluyor. İnsan ve hayvan sağlığına zararlı tarım ilaçlarının yerine kolloidal gümüş kullanılabiliyor.

 

Ayrıca su temizliğini sağlamak için de kullanılabiliyor.

 

Kollodial Gümüşün Absorbsiyonu

Oral olarak alındığında kolloidal gümüş ağızda absorbe edilerek kana karışır ve hücrelere ulaşır. Çözeltiyi yutmadan önce dilin altında biraz bekletmek daha hızlı absorbe olmasını sağlayacaktır.

 

3 veya 4 gün içinde gümüş, dokularda toplanacak ve fayda sağlamaya başlayacaktır.

Kolloidal gümüş böbrekler, lenf sistemi ve bağırsaklar tarafından bir kaç hafta içinde atılır.

Tehlikeli patojenlere sürekli maruz kalınıyorsa koruma sağlamak için, kolloidal silver önerilen dozda her gün kullanılabilir.

Hafif yanıklarda kolloidal gümüş, enfeksiyona yakalanmayı engelleyerek yaranın iyileşmesini hızlandırabilir.

 

Kronik Veya Ciddi Durumlar

5 ppm lik kolloidal gümüşün 1 çay kaşığı 25 mikrograma eşittir.(mcg).Günde 1 – 4 çay kaşığı genelde güvenli miktar olarak kabul edilir. Bu miktarda uzun süre kullanılabilir.

Bu miktardan fazlası terapatik miktar olarak kabul edilir ve sadece belli bir zaman dilimi için kullanılmalıdır.

Hastalık durumunda doğal tedavi uzmanları, günlük normal miktarın 2-3 katı kadar kolloidal gümüşü 30-45 gün boyunca kullanılabileceğini söylüyor.

Eğer vücudunuz çok hasta veya toksisite çok yüksekse, tedavi etmek için acele edip, herşeyi birdenbire yapmayın.

Patojenler ani bir şekilde yok edilirse vücudun 5 temizleme organı(böbrek, karaciğer, cilt, ciğerler ve bağırsaklar) aşırı yüklenme yaşayabilir, bu da soğuk algınlığındaki gibi, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı ve kas ağrısına neden olabilir.

Kolloidal gümüş miktarını normal dozda alın, distile edilmiş su tüketimini artırın.

Bazıları kolloidal gümüşü, sinüslere ve burun kanallarına ulaşmak için burun spreyi olarak

kullanıyor.

Kolloidal gümüşü mutfak ve banyo yüzeylerinin dezanfektesi için kullananlar da var.

 

Cilt, Boğaz Yaraları, Gözler, Yanıklar

Kolloidal gümüş kesiklerde, tahrişatta, açık yaralarda acı vermeden kullanılır.

Bir bebeğin gözlerine bile uygulanabilir. Bazı antiseptikler gibi doku hücrelerini yok etmez.

Bir koltuk altı deodorantı olarak mükemmeldir. Çünkü koltuk altı kokusunun en önemli nedeni ter bezlerinden salınan maddelerle beslenen bakterilerdir.

Kollodial gümüş egzema, kaşıntı, sivilce ve böcek ısırıklarına karşı da etkilidir.

Suyu temizlemek için 1 galon (3.78 litre) suya 1 yemek kaşığı kolloidal gümüş ekleyebilirsiniz. Suyu iyice çalkalayın ve 6 dakika bekleyin.

 

Hayvanlar ve Bitkiler Üzerinde Kullanımı

Kolloidal gümüş bütün ev hayvanları üzerinde etkilidir. Vücut ağırlığına uygun oranlarda kullanıldığında insanlardaki sonuçların aynısını sağlar.

Bitkilerde mantar, bakteri ve virüslerin neden olduğu hastalıklarda sulandırılmış süspansiyon yapraklara sıkılır ve toprağa verilir.

Bahçede, tarlada, serada suya yeterli miktarda ekleyin, gerisini bitkilere bırakın.

 

Mikroplara Karşı Toleransı

Kimyasal antibiyotiklere karşı direnç geliştiren süper bakterileri herkes duymuştur. Kolloidal gümüşe karşı mutasyon yoluyla herhangi bir direnç geliştirmeleri mümkün görünmüyor.

Ayrıca kolloidal gümüş diğer ilaçlarla herhangi bir etkileşimde bulunmaz. Kolloidal gümüş vücutta, toksik etki yapmaz. Kolloidal gümüş mikropların oksijen metabolizma enzimlerinden başak bir şeyle etkileşime girmez.

Kolloidal gümüş Ademoğlu’nun bir çok hastalığı için güvenli, kuvvetli ve doğal bir antibiyotiktir.

Herhangi bir ilaçla kolloidal gümüşün etkileşime girdiğine dair bir rapor bulunmamaktadır.

Çok büyük miktarlarda tüketilmediği sürece aşırı doza ulaşmak mümkün değildir.

Kolloidal gümüş kullananlar tarafından bir çok enfeksiyon için hem bir ilaç hem de bir koruyucu olarak rapor edilmiştir.

Vücuttaki sıvıların çoğu kristalize yapıda değil kolloidal yapıda olduğundan, kolloidal maddeler vücut tarafından daha kolay absorbe edilir. Bu yüzden kolloidal gümüş mikroplara karşı en etkin antibiyotiktir.

Kolloidal süspansiyon bir maddenin partiküllerinin elektrik akımıyla başka bir madde içinde çözdürülmesiyle oluşur.

Homojenize süt, aerosol spreyleri kolloidal süspansiyonlardır.

Mikroplara maruz kalma ihtimali yüksekse, kolloidal gümüş her gün ağız yoluyla alınabilir ya da cilt problemlerinde merhem olarak cilde uygulanabilir. İkinci bir savunma mekanizmasına sahip olmak gibidir.

Gümüş sadece bir katalizör gib davranır, toksik değildir. Alışkanlık yapmaz.

Kolloidal gümüş parazitleri de yok eder. Çünkü parazitler tek hücreli yumurtalarla ürerler ve gümüş bu safhadayken onları yok eder.

Gümüş kullanan yaşlı insanlar eskiye nazaran daha enerjik olduklarını rapor ediyorlar. Daha enerjikler çünkü gümüşten önce hastalıkları için harcadıkları enerji artık normal aktivitelerine harcanıyor.

Kolloidal gümüş kullananlarca sindirimlerinin daha iyi olduğu da rapor ediliyor.

Yapılan araştırmalar kolloidal gümüşün yaralarda ve yanıklarda daha hızlı iyileşme sağladığını gösteriyor.

Kolloidal silverın her hangi bir tadı yoktur. Bir bebeğin gözünü bile incitmez, mide sorunlarına neden olmaz.

650’den fazla hastalığı iyileştiriyor.

Kolloidal gümüşün 650 mikro organizmayı öldürebildiği rapor ediliyor.

Bu kolloidal gümüş almak mikropların neden oldukları hastalıkları anında tedavi edecektir anlamına gelmiyor tabi ki.

Kolloidal gümüş mikropları, virüsleri, bakterileri, mantarları sadece onlarla belirli bir süre temasa geçebilirse öldürür.

Kolloidal gümüş kullanırken dikkat edilmesi gereken husus, hasta bölgeye yeteri kadar yüksek oranda kollodial gümüşün ulaşmasını sağlamaktır.

Kolloiadal gümüşü eğer gümüşe karşı alerjiniz varsa kullanmayın.

 

 

Türk Profesörden Korkutucu Açıklama: Antibiyotik Direnci Yüzünden 10 Milyon İnsan Ölecek

 

Prof. Dr. Ender Yarsan, 2050 yılına kadar antibiyotik direnci sebebiyle ortaya çıkacak hastalıklardan 10 milyon insanın öleceğini söyledi.

Hayvan sağlığı hizmetlerinde kullanılan antibiyotiklerin insanlara oranla iki fazla olduğunu ve bunların et süt vb. gıda maddeleriyle insanlara bulaştığını söyleyen Ankara Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ender Yarsan, “İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da antibiyotiklerin reçetesiz satılmaması gerekiyor. Araştırmalar gösteriyor ki 2050’ye kadar antibiyotik direncinden kaynaklanacak hastalıklardan 10 milyon ölüm yaşanacak” şeklinde konuştu.

 

Artık dünyanın bunu çok ciddi bir sorun olarak kabul ettiğini ve antibiyotik direnciyle ilgili mücadele edilmesinin yollarını aradıklarını söyleyen Prof. Dr. Yarsan, “Artık ilaçlar etkisiz kalıyor. Çok basit bir soğuk algınlığında bile artık tedaviler yapılamayacak ve ölümlere yol açacak” dedi.

 

AB ülkelerinde bu duruma bağlı olarak her yıl en az 25 bin insanın hayatını kaybettiğini ve maalesef sayının yıllar geçtikçe daha da artacağını söyleyen Prof. Dr. Yarsan, “Türkiye, Avrupa’da antibiyotik kullanımında birinci sırada. İl bazına baktığımızda Şanlıurfa en fazla antibiyotik kullanan il. Antibiyotiğin hayvan sağlığında kullanımına bakarsak, insanlarda kullanımının neredeyse iki katı. Biz, ilacı hayvanlarda enfeksiyonu önlemek ve verimliliği artırmak için kullanıyoruz. Bu durumda bakteri direnç kazanmışsa et, süt ve diğer ürünlerle bu dirençli mikroorganizma insana geçiyor. ABD, tavuklarda kullanılan ve insana bulaşan bir antibiyotiği yasakladı. Eczaneler artık insanlara reçetesiz antibiyotik veremiyor. Veteriner hekimliklerde de bu karar alınmalı ve uygulanmalı” şeklinde konuştu.

 

Aşağıdaki hastalıklar kolloidal gümüşün başarıyla kullanıldığı 650 hastalığın bir kısmı:

Sivilceler, AİDS,alerjiler, Apandist, Eklem iltihabı, Ayak mantarı, Mesane iltihabı, Kan parazitleri, Kan zehirlenmesi, Haşlanmalar, Yanıklar, Kanser (Referans 2,4,7), Kandida, Kolera, Kolit, Konjonktivsistit, Deri iltihabı, Diyabet (Referans1),

Dizanteri, egzema, Lif dokusu iltihabı, Gastrit, Bel soğukluğu, Saman nezlesi, Uçuk, İltihaplı isilik, Hazımsızlık, Kornea iltihabı, Cüzzam, Lösemi, Deri veremi, Lenf damarı iltihabı, Sıtma, Menenjit, Nevrasteni, Parazitler, Zatürre, Akciğer zarı iltihabı, Prostat, Kaşıntı, Sedef hastalığı, Göz iltihabı, Burun iltihabı, Romatizma, Saçkıran, Kızıl hastalığı, Mikrobiyal kulak, Burun, Boğaz, Göz hastalıkları, Sebore, Zona, Cilt kanseri, Staphylococcus ve Streptococcus enfeksiyonları, Tüberkiloz, Bademcik iltihabı, Trahoma, Mide ülseri.

 

 

 

Referanslar

1. “Sağlık ve Hastalıkta Kolloidlerin Kullanımı” Kolloidal gümüşün bağırsak sorunlarında etinliği kanıtlandı. Dr. Henry Crooks colloidal gümüşün anti mikrobiyal olduğunu, insana zararsız olduğunu ve hiçbir şekilde toksik olmadığını buldu. Kimyasal ilaçların tersine, kolloidal gümüş bir antibiyotik olarak yüksek dozlarda da kullanılabilir, kimyasal antibiyotiklere nazaran daha iyi sonuçlarla. Bütün virüs, mantar, bakteri, streptococcus, staphylococcus ve diğer patojenik mikro organizmalar gümüşle temas ettikten sonra 3-4 dakika içinde ölüyor.Yüksek dozlarda bile herhangi bir yan etkisi yok.

2. Dr. Robert Becker, “Vücut Elektriği” adlı kitabın yazarı, düşük gümüş düzeyi ve hastalıklar arsında bağlantı buldu. Gümüş eksikliğinin bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasından sorumlu olduğunu söyledi. Dr.Becker gümüşün bütün patojenleri öldürdüğünü ve vücuda herhangi bir zarar vermediğini söyledi. Gümüşün hastalık yapan organizmaları öldürmekten daha fazlasını yaptığını belirtmişti. Gümüş aynı zamanda hasarlı dokuların tamirinin uyarılmasını sağlıyordu. Yanık tedavisi gören hastalar ve yaşlı insanlar gümüş kullanıldığında daha hızlı iyileşiyorlardı. Kanser hücrelerinin normale döndüğünü gördü.

Diğer antibiyotiklere direnç gösteren bütün patojenler kolloidal gümüş tarafından öldürülüyordu.

3. “Gümüş Kudretli Mikrop Savaşçımız” Science Digest Mart 1978.Bir anitbiyotik olarak kolloidal gümüş 650 hastalık yapıcı mikro organizmayı öldürüyor. Gümüş dünyamızdaki en kuvvetli antibiyotik ve üstelik hiç bir toksik özelliği yok ve bakteriler gümüşe karşı direnç geliştiremiyor.37 ülkede gümüş teknolojisini izleyen Gümüş Enstitüsü Müdürü Richard L. Davies,4 yıl içinde gümüşün 87 yeni tıbbi kullanım alanı bulduğunu söyledi.

4. İsveç’de bulunan Karolinska Enstitüsünde Dr. Bjorn Nordstrom, gümüşü kanser tedavisinde kullanıyor.

5. Amerikan Besin ve İlaç Dairesi FDA 1938 öncesinde kabul edilmiş bir ilaç olduğundan, kolloidal gümüşün aynı şekilde pazarlanabileceğini belirtmiştir.

13 Eylül 1991 tarihli FDA tüketici güvenliği memuru HArold Davis.

6. “Eczacılıkta kolloidal Gümüş Preparatları”

British Medical Journal, Şubat 1923: “Saf Gümüş Tamamen Güvenli” Yüksek gümüş oranlarında yapılan testlerde tedavi edici özelliğe sahip olduğu ispatlandı.

7. 1932 yılı nobel ödülü sahibi Dr. Otto Warberg kanserin oksijen eksikliği ve şekerin fermantasyonu sonucu oluştuğunu belirtti.

8. Provo Herald, 13 Şubat 1992, sayfa D1: “AİDS e Çare Olarak Colloidal Silver.

9. Amerikan İlaç İndeksi, İnorganik İlaç Kimyası bölümünde kolloidal gümüşü mikrop öldürücü olarak tanıdı.

10. Tıp Sözlüğünün 6. baskısında hafif gümüş proteini ilaç olarak listelendi.

11. Ev Yapımı Tıbbi Gümüş, Maurice Worthington, M.D., 1928.

12. “Eczacılıkta Kolloidal Gümüş Preparatları” British Medical Journal, 1932.

13. Kraliyet Ailesi dünya genelinde kanlarındaki gümüş nedeniyle mavi kanlılar olarak adlandırılırdı. Gümüş tabaklardan yerler, yiyecekleri gümüş kaplarda saklarlardı. Doktora ihtiyaç yoktu. Halk ise genelde hastaydı.

14.”Kolloidal Gümüş Alternatif Antibiyotik”,Lloyd Michael Canty ve Zane Baranowski

15. “Kansersiz Dünya” Amerika’da Alopatik Tıbbın Tarihi, Edward Griffin.

16. “Vücut Elektriği ve Çapraz Akımlar” Robert Becker.

17. “Toprağın Sırları”Christopher Bird and Peter Tompkins.

18. “İğneyle Cinayet” Eustace Mullin.

19. Kimyanın Mucize Kolloidleri, Kenneth Andrews. The Readers Digest, March 1936. Dr. Frederick Macy, Amerika’nın en iyi bakteriyologlarından biri.

20. John Hopkins Hastanesi, Gümüş Hakkında Yeni Haberler, Dr. Leonard Herschberg

21. Michael D. Lemonick. Katiller Her Yerde, Time Magazine, 12 Eylül 1994.

22. Searle, A.B. Kolloidal Gümüşün Sağlık ve Hastalıkta Kullanımı Kasım, 1913, sayfa 83 Dr. Henry Crookes

23. Kolloidal Gümüş, Nerelerdeydin? Iris A. Moore, The New Times, Seattle WA, Mayıs 1994

24. Brentano, L. MD, Margraf, H, Monafo, W.W. MD, Moyer,C.A. Kolloidal Gümüşün Antibakteriyel Etkinliği

Surgical Forum sayı 17, 1966, sayfa. 76-78

25. Kolloidal Gümüş Raporu,En İyi Saklanan Sır Martha Duncan.

26. Thurman, R.B. ve Gerba, C.P. (1989) Bakır ve Gümüşün Bakteri ve Virüs Dezenfeksiyonunda Moleküler Mekaniği, alıntı: Dr. Richard Davies, Gümüş Enstitüsü sayı. 18, 4, sayfa 295

27. Oksijen Tedavileri, Ed Mc Cabe.

28. H.E.L.P ful News, Sayı 8 No. 9

29. Science Digest, Mart 1978,Jim Powell

30. Harold Davis, U.S. FDA Mektubu,Eylül 1991

31. The Olympian, Pazar, Şubat 20, 1994 Alexander Tomasz / San Francisco, Associated Press

32. Newsweek Magazine, Mart 28, 1994 Antibiyotikler, Mucize İlaçların Sonu mu?

33. Magnzeyum Okstazon, Kolloid Araştırma Fonu

34. Newsweek Magazine,22 Mayıs,1995.Korku Salgını

 

Etiketler: kolloidal gümüş suyunun yararları, kolloidal gümüş suyu, kolloidal gümüş suyu nedir, kolloidal gümüş suyu hangi hastalıklara iyi gelir